cCc
  Yabancı gözüyle ısparta
 
Gülleri ve gölleriyle ünlü

Isparta

Bu haberi yapmaya, bir Fransız dergisinde, Isparta'da yetişen Türk güllerinin ballandırıla ballandırıla anlatıldığını okuyunca karar verdim. Ama Eğirdir Gölü'nün nefes kesen manzarasını görünce, burada güllerin ve gül bahçelerinin güzelliğinden çok daha fazlasını bulacağımı anladım.

Size ait bir şeye başkasının değer verdiğini, onunla ilgilendiğini görünce o şey sizin için daha kıymetli olur ya, Isparta'nın gülleri de benim için öyle oldu..

Bu güllerin yağının, suyunun ne kadar muhteşem olduğunu bir Fransız dergisinde okuyunca hemen Isparta'daki gül atölyelerinden birisinin telefonunu buldum ve "Geliyoruz" dedim. Ancak, telefonu açan kişi yani atölyenin sahibi, bunun öyle hemen olamayacağını, güllerin mevsimini beklemem gerektiğini, bunun için en uygun ayın da mayıs olduğunu söyledi..

Aylardan eylüldü. Çaresiz 8 ay bekledim bu haber için. Beklenen tarih yaklaşırken seyahat planları yapmaya başlamıştım ki, Dask - Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği'nin, Isparta -Yalvaç Mevkii'nde düzenlediği "Doğada Görüntü Avlama Fotoğraf Yarışması"nın haberini aldım. Tabii ki bu işlerimi çok daha hızlandırdı..

Böylece bir taşla iki kuş vurdum, hem Isparta'yı gezip görüntüledim hem de bu çok ilginç fotoğraf yarışmasını takip etme fırsatı buldum. Isparta'ya adım atar atmaz, burada güllerin güzelliğinden çok daha fazla şey bulacağımı anladım. Eğirdir Gölü, Davras Dağı, meyve bahçeleri ve birbirinden şirin köyleriyle Isparta gezip gördüğüm en güzel yerlerden biriydi. Doğal güzelliklerin meraklısı olanlar, yeni yerleri keşfetmeyi sevenler asla Isparta'yı atlamamalı bence..

Eğirdir gölü nefes kesiyor Eğirdir deyince bu güne kadar aklıma, nedense adını çok sık duyduğum Dağ Komando Okulu gelirdi..

Ama gidip gördükten sonra o muhteşem mavi renkten başka bir şey düşünemez oldum. Gerçekten de, Eğirdir Gölü nefes kesici turkuvaz bir renge sahip. Eğirdirliler, gölün günün her saatinde renk değiştirdiğini, turkuvazın laciverde, laciverdin yeşile döndüğünü anlatıyor. 517 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye'nin dördüncü büyük gölü Eğirdir'in iki tane de küçük adacığı var; Canada ve Yeşilada. Canada'da yerleşim yok, sadece piknik alanı olarak kullanılıyor ama taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve balıkçı barınakları ve lokantalarıyla Yeşilada son derece otantik bir dokuya sahip. Burası, bir mola verip, balık yemek için ideal bir durak. Gölden çeşitli tatlı su balıkları ve ıstakoz çıkıyor..

Ben çiğ sazan balığının tadına baktım ve oldukça lezzetli olduğunu söyleyebilirim. (Çiğ sazan deniyor ama balık çiğ değil pişirilerek servis ediliyor!) Ayrıca, göle tepeden bakan Akpınar Köyü'ndeki kır bahçeleri de ısırgan otlu gözlemeleri ve manzaraları nedeniyle tercih edilebilir..

Eğirdir Gölü'nü bu kadar özel kılan bir diğer neden de tepesi karlı dağlarla çevrili olması: Dedegöl Dağı, Akdağ ve Barla Dağı..

Isparta ve Eğirdir arasında kalan Davraz ise 2.637 metre yüksekliğiyle artık tanınan bir kayak merkezi. Kış sporlarına meraklı olanlar için hemen söyleyeyim, burada 20 odalı bir kayak evi bulunuyor. Ayrıca kayak merkezi hem Isparta'dan hem de Eğirdir'den yaklaşık 40 dakika uzaklıkta olduğu için buradaki otellerde konaklamak için tercih edilebilir..

Davraz Kayak Merkezi'nde. Merkezde uzunluğu 1155m olan, 1000 kişi/saat kapasiteli telesiyej tesisi var. Tabii, Eğirdir ve Isparta sadece kış değil daha pek çok doğa sporu için son derece uygun bir bölge. Trekking, kampçılık, mağaracılık, rafting ve dağ bisikleti bunlardan ilk akla gelenler. İnanılmaz güzellikteki Yazılı Kanyon da kanyoning için ideal..

Isparta'ya gelenlerin kesinlikle gitmesi ve görmesi gereken yerlerden birisi de Kovada Gölü Milli Parkı. Eğirdir gölüne bir kanalla bağlı olan Kovada Gölü aynı zamanda, dünyada eşine az rastlanan kasnak meşesi koruma alanı..

Burada kamp kurmak, ağaçlarla çevrili eşsiz güzellikteki yollarda trekking yapmak mümkün. Üstelik sincaplar, tavşanlar ve yaban ördekleri size eşlik ederken… Isparta'da koruma altında olan sadece kasnak meşeleri değil. Yine eşine az rastlanan bir tür Apollon kelebeği de bir süredir bu bölgeyle anılıyor. Kelebek meraklılarını çok heyecanlandıran bu kelebeğin Avrupa'da ne yazık ki soyu tükeniyor. Isparta ve Eğirdir'de tarihe meraklı olanları da tatmin edecek pek çok zenginlik var..

Eğirdir Kalesi, Eğirdir Kervansarayı, Prostanna Antik Kenti, Ayastefanos Kilisesi ve Baba Sultan Türbesi bunlardan akla ilk gelenler..

Hoyran'da görüntü avcıları Isparta'da, Eğirdir Gölü'nden sonraki durağımız gölün kuzeyinde yer alan başka bir göl, Hoyran Gölü'ydü. Bizi buraya getiren neden, Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği Dask'ın, her sene düzenlediği ilginç bir fotoğraf yarışması oldu..

Doğada Görüntü Avlama olarak tanımlanan bu fotoğraf yarışmasında gerçekten de görüntü peşinde koşuyor, sadece birkaç saat içinde ve sadece bir makara filmle en güzel kareyi yakalamaya çalışıyorlar. Yarışmanın bir özelliği de her sene Türkiye'nin değişik bir bölgesinde yapılması. Yaklaşık 10 yıldır düzenlenen yarışma bugüne kadar Aladağlar'dan, Bafa Gölü'ne, Kaş kıyılarında Frig Vadisi'ne ülkemizin eşsiz güzellikteki pek çok yerinde yapılmış. Nobel İlaç ve www.gribim.com sitesinin de sponsorlarından olduğu bu seneki yarışma da, oldukça hareketli geçti..

Yarışmacıların çoğu aileleriyle gelip göl civarına kamp kurmuştu. Bense, birkaç gazeteci arkadaşımla, Yalvaç'ta otelde kalmayı tercih eden gruptaydım. Köye en yakın yerleşim yeri Aşağı Tırtar Köyü'ydü. Köylülerin de yarışmayla özellikle de köy meydanında düzenlenen ödül töreniyle çok ilgilendiği belirtmeliyim. Derece alan fotoğraflar onları hayrete düşürdü; köylerinin, göllerinin, onlar için çok sıradan olan şeylerin başkalarının gözünden nasıl farklı göründüğüne çok şaşırdılar. Hele ödül alan fotoğraflar sergilendikçe bir şaşırdılar ki görmeyin!.

Ve güller Isparta'da yetiştirilen "rosa damascana" cinsi gül tüm dünyada ünlü ve dünyanın dört bir yanında kozmetik sanayinde kullanılıyor. Bu gülleri bu kadar ünlü yapan, yüzyıllardır çıkarılan ve insanlar tarafından kullanılan yağı..

Avrupa ve Amerika'da çiçeklerin kraliçesi olarak bilinen rosa damascana'nın çok eski uygarlıklar tarafından bile bilindiğine hatta o zamanlar bile aşkın ve güzelliğin sembolü olduğuna dair kanıtlar var. Tatlı, çiçeksi ilk notalarla baharatlı orta notalara sahip bu güllerin yağı diğer çiçek yağlarıyla karıştırılmak için de son derece uygun. Isparta güllerinin en önemli kullanım alanlarından birisi kozmetik çünkü, cilt üzerindeki iyileştirici ve gençleştirici etkisi biliniyor..

Aromaterapiyle ilgilenenler, bu gülün kokusunu pek çok rahatsızlığa da iyi geldiğini anlatıyorlar. Bu rahatsızlıkların arasında, mide bulantısını, bazı alerjileri, baş ağrısını, uykusuzluğu ve anksiyeteyi saymak mümkün. Gül kokusunun bazı kişiler üzerinde de sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi var. Isparta gülleri ayrıca lokum ve reçel yapımında da kullanılıyor.





 
   
 
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Sigaraya  Hayir



IP adresi

Bilgileriniz sistemimize kaydedilmektedir.

|| C ¤ ||ÖZKAN CENGİZ ||C ¤ ||SEVDAMIZ ISPARTA İLİ YALVAÇ İLÇESİ TIRTAR KÖYÜ ||C ¤ || http://www.tirtar.tr.gg || C ¤ || Ziyaret ETTİGİNİZ İÇİN TEŞEKÜREDERİM. || C ¤ ||

||C ¤||Aşağı TIRTAR KÖYÜ VE Yukarı TIRTAR KÖYÜ WEB SİTESİ SAYGILAR VE SEVGİLER TÜM HEMŞERİLERİME ||C ¤ ||