cCc
  Manilerimiz-2
 
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK MANİ ARŞİVİ
Armudun dalı yerde,
Bülbül ötmez her yerde,
Felek bizi ayırdı,
Her birimiz her yerde.

Gün kavuştu ırakta,
Gözüm karada akta,
Herkesin yarı geldi,
Benim yarım uzakta.

Duvağın telli gelin,
Gümüşten elli gelin,
Bu gülü gözlerinden,
Sevdiğin belli gelin.

Ayakkabım var benim,
Ayağıma dar benim,
İstanbul un içinde,
Elâ gözlü yâr benim.

Toprağında taşında,
Benleri var kaşında,
Sen bahar içindesin,
Bense ömrüm kışında.

Ayrılık var ölüm var,
Bu dünyada zulüm var,
Ben burada eylenmem,
Yol gözleyen gülüm var.

Entarinin yeşili,
Ben kaybettim eşimi,
Bu mendil senin olsun,
Sil gözünün yaşını.

Sim, sim şekerler,
içine gül ekerler,
Vermezler sevdiğimi,
Günahımı çekerler.

Ala karga olaydım,
Kavaklara konaydım,
Yoldan geçen yolcudan,
Ben yârimi soraydım.

Kaleden indim bağa,
Saçım değdi yaprağa,
Ne kız oldum ne gelin,
Cahil girdim toprağa.

Dağlar dağladı beni,
Gören ağladı beni,
Çarkı kırılası felek,
Çarkına bağladı beni.

Giderim dur diyen yok,
Kebap oldum yiyen yok,
Annem babam olmazsa,
Bana sahip olan yok.

Ben bahçeyi kazamam,
Kalemim yok yazamam,
Vallahi tövbeliyim,
Ben tövbemi bozamam.

Penceremde tül perde,
Perdenin ucu yerde,
Yürek oynar can titrer,
Yari gördüğüm yerde.

Keten gömlek giyemem,
Değme yari sevemem,
Ben güzel bir yar sevdim,
Utanırım diyemem.

Yürürüm basa basa,
Yerler çamur olmasa,
Çok canlar yakarım,
Yaşım ufak olmasa.

Arabası aynalı,
Şu oğlana varmalı,
Oğlan pek güzel amma,
Anası olmamalı.

Dereler çakıl taşı,
Ördekler yeşil başlı,
Ben bir yâr sevdim,
Al yanaklı çatık kaşlı.

Ufacık iğnesine,
Mailim cilvesine,
Ben yarime kavuştum,
Darısı cümlenize.

Şu dağlar olmasaydı,
Lalesi solmasaydı,
Ölüm Allah ın emri,
Ayrılık olmasaydı.

Şu dağlar kireç olsa,
Duvarı erkeç olsa,
Güzel çirkin aramam,
Sevdiğim güleç olsa.

Zindan cihan gözüme,
Ah inanmaz sözüme,
Öldüğüme yanmazdım,
Bir gün gülse yüzüme.

Yaylaların yoğurdu,
Seni kimler doğurdu,
Seni doğuran ana,
Bal ile mi yoğurdu.

Çapa vurdum pancara,
Teslim ettim kantara,
Hile yapma kantarcı,
Basmam artık mantara.

Uykum geldi esnerim,
Yar sinemde beslerim,
Yedi türlü meyveyi,
Bir manide isterim.

Bahçelerde bal kabak,
Açılır tabak tabak,
Beni beğenmez iken,
Aldığın metaha bak.

Bugün ayın onudur,
Yüküm buğday unudur,
Evliye gönül verme,
Eve varır unutur.

Ayva dalını eğmeli,
Ayvasını yemeli,
Komşuda kız dururken,
Kime boyun eğmeli.

Bağa girdim üzüm yok,
El yarinde gözüm yok,
Ben yarimi küstürdüm,
Barışmaya yüzüm yok.

Anadolu uşağı,
Köşük bağlar kuşağı,
Onu bunu dinlemez,
Çeker vurur bıçağı.

Arpa ektim bir evlek,
Dadandı kara leylek,
Yazın beraber idik,
Kışın ayırdı felek.

Bahçelerde badılcan,
Ben askere yazılcam,
Ben askerden gelince,
Gerdan benli kız alcam.

Bizim köyün kızları,
Sürmelidir gözleri,
Gözlerine bakarken,
Kaçırdım öküzleri.

Ay doğar elek gibi,
Gün doğar melek gibi,
Şu Karaman kızları,
Turfanda kelek gibi.

Ayva günde pişer mi,
Al yanaktan düşer mi,
Bir sevip bir ayrılmak,
Şansımıza düşer mi.

Al şalım yeşil şalım,
Dağlarda dolaşalım,
Tenha tenha yerlerde,
Seninle buluşalım.

Ladik halısı mısın?
Elmas yarası mısın?
Her gelen seni sorar,
Bağdat valisi misin?

Rafta duran siniler,
El vurmadan iniler,
Yar aklıma geldikçe,
Kulaklarım çınılar.

Pencerede sarmaşık,
Sormadan oldum aşık,
Yar kapıdan girince,
Elimden düştü kaşık.

Sarı ipek bükerim,
Gergefimi işlerim,
Küçüklüğüme bakmayın,
Ben de sevda çekerim.

Sandık üstü gezerim,
Üstüne gül dizerim,
Zengin evin kızıyım,
Gurbet elde gezerim.

Su gelir bendi gelir,
Güzeller fendi gelir,
Selam edin yarime,
Gelmezse kendi bilir.

Siyah saçın örgüsü,
Yüreğimde sevgisi,
Arayıp da bulduğum,
Bu da Hûda vergisi.

Şu dağlar orman içi,
Katipler ferman içi,
Bir katip yazı yazmış,
Derdime derman içi.

Tastan içtim ayranı,
Geldi kurban bayramı,
Salın benim yarimi,
Burda yapsın bayramı.

Ufacık fiske taşı,
Yandı yüreğim başı,
Ne yarimden haber var,
Ne dindi gözüm yaşı.

Tüfeğim dolu saçma,
Gel yarim benden kaçma,
Yedi yerde yaram var,
Bir yare de sen açma.

Oldum ben pek avare,
Gidin söyleyin yare,
Gençliğime acısın,
Yakmasın beni nare.

Limonu soyamadım,
Konsola koyamadım,
Ne ılık kanın varmış,
Ben sana doyamadım.

Soframda mezem sensin,
Gül yüzlü nazım sensin,
Her nereye gidersem,
Kalbimde gezen sensin.

Pencere parmağına,
Düştüm yarin ağına,
Bir sofrada olursak,
Çay koysam bardağına.

Sarı pabuç çuhalı,
Bizde körük buhalı,
Salma eldeki yarı,
Şimdiki yarlar pahalı.

Sarı hırka giyersin,
Neden boynun eğersin,
Doğru söyle mekteplim,
Hangimizi seversin.

Ufacık badem içi,
Yarimin siyah saçı,
Yar derdinden ölürüm,
Nedir bunun ilacı.

Duman bastı dağlara,
Yayıldı ovalara,
Ela gözlü Eminem,
Geldi mi buralara.

Damda kırat beslerim,
Ben İzmirli isterim,
Onu bana verseler,
Şekerle beslerim.

Elbisesi mor imiş,
Yar sevmesi zor imiş,
Ben bir tane yar sevdim,
Müşterisi çok imiş.

Gül ektim ocak ocak,
Deşirdim kucak kucak,
Elin gülü kurumuş,
Senin ki de domurcak.

Fırın üstünde fırın,
İnekler geri durun,
Güzel yarim geliyor,
Altın sandalye kurun.

Iraftaki siniler,
El vurdukça iniler,
Köyümde bir yiğit var,
Haftada yar yeniler.

Kara tavuk tepeli,
Kulakları küpeli,
Beni everiyorlar,
Şimdi kızlar şüpheli.

Dağdan kestim çınarı,
Çınarın dalı sarı,
Ağlamaktan kurudu,
Gözlerimin pınarı.

Çıktım pınar başına,
Sabun koydum taşına,
Anası kurban olsun,
Kızının oynayışına.

Deniz üstü piyade,
Muhabbetler ziyade,
Ölüm var ayrılık yok,
Bizim için Alemde.

Dama çıkasım geldi,
Çadır kurasım geldi,
Çadır değil muradım,
Seni göresim geldi.

Elimde sarı kağıt,
Ağlarım saat saat,
İşte ben gidiyorum,
Oturun rahat rahat.

Eğmeler eğmeleri,
Beğenmez değmeleri,
Yeni fistan diktirdim,
Alırsın düğmeleri.

Havuzum dört köşeli,
İçi mermer döşeli,
Sararıp soluyorum,
Ben bu aşka düşeli.

Gülüm kurutmam seni,
Suda çürütmem seni,
Senelerce görmesem,
Yine unutmam seni.

Karşıda gördüm seni,
Gül ile derdim seni,
Gözüme güvenmezken,
Yadlara verdim seni.

İki dalda bir kiraz,
Biri al biri beyaz,
Katip kölen olayım,
Bir güzel de bana yaz.

Minarede ezan var,
Has bahçede gezen var,
İstanbul un içinde,
Yüreğimi ezen var.

Bayburt’a giden yollar,
Uzadıkça uzarlar,
Geçme bizim kapıdan
Eller bana kızarlar.

Evleri sarı boya,
Gel yarim doya doya,
İç vereme tutuldum,
Gamıma koya koya.

Kahve döktüm kuruna,
El vurmayın durula,
Yârime yar diyeni,
Sol göğsünden vurula.

Ak tavuk aldın mı?
Kümese koymadın mı?
Kör olası gaynana,
Sen gelin olmadın mı?

Karşıda ala inek,
Tüyleri benek benek,
Hiç boğazımdan geçmiyor,
Yarsız yediğim yemek.

Haydı kızım kınan kutlu olsun,
Burada dilin tatlı olsun,
Çağırın gelin kızın anasını,
Kızı gelin oldu görsün.

Tren gelir öterek,
Kömürünü dökerek,
Ben anamdan ayrıldım,
Gözüm yaşım dökerek.

Dağdan kestim kereste,
Kuş besledim kafeste,
Yârin hasta dediler,
Yetiştim son nefeste.

İğnem düştü bakarım,
Çok hastayım yatarım,
Balıkesirli yar gelmiş,
Ölü olsam kalkarım.

Camiler medreseler,
Yarin gelir deseler,
Tende bir canım kaldı,
Veririm isteseler.

Masa üstü pekmez,
Bu pekmez bana yetmez,
Memleketimin kızları,
Altınsız gelin gitmez.

Çeşme başında beklerim,
Vay benim emeklerim,
Eller yarim dedikçe,
Sızılar kemiklerim.

Uzun kavak özün var,
Dallarında üzüm var,
Evde yaren dururken,
Niçin elde gözün var.

Çıktım mezar taşına,
Baktım hilal kaşına,
Vereceksen beste ver,
Taş atarım başına.

Zeytinyağı şişesi,
Ak gülün menekşesi,
Oturmuş yazı yazar,
Ciğerimin köşesi.

Zora dağlar dayanmaz,
Yar sözüme inanmaz,
Yıllar sel gibi geçti,
Yar gibisi bulunmaz.

Deniz dibinde börek,
Yine ah çekti yürek,
Herşeylere dayandın,
Buna da dayan yürek.

Karadağ da kar kalmadı,
Yüreğimde yağ kalmadı,
Daha yazacağım çok idi,
Mektubumda yer kalmadı.

Ayağında mesi var,
Odasında sesi var,
Bekâr oğlan değil mi?
Kızlarda hevesi var.

Keteni bez edeyim,
Hangi yol gözeteyim,
Kara gözlü yarimi,
Kimlere benzeteyim.

Harmanı yuvarladım,
Samanı çuvalladım,
Gara gözlü ey abim,
Allaha ısmarladım.

Karşıdan ünlüyorlar,
Badılcan belliyorlar,
Bu köy nasıl köyümüş,
Varmadan övüyorlar.

Arabamın tekeri,
Hem ileri hem geri,
Benim de bir yârim var,
İstanbul un şoförü.

Evleri var üst başta,
Kundum dalda taşta,
Sen orada ben burda,
Akıl kalmadı başta.

Irmak gumsuz galır mı?
Dibi susuz galır mı?
Senin gibi güzelin,
Goynu yarsız galır mı?

Sergenlerde çekirdek,
Bostanlarda bitecek,
Ben isterim babamdan,
Dört davul sekiz köçek.

Ev ötene ev yaptım,
Çıktım üstüne baktım,
Yârim gelecek diye,
Çivte lambalar yaktım.

İki çeşme yanyana,
Su içsem kana kana,
Bana ediresini ver,
Mektup yazayım sana.

Arabası kirenden,
Mendil sallar trenden,
Abenim nazlı yarim
Nasıl ayrıldın benden.

Garşıdan gelen atlı,
Ne gayratlı gayratli,
Ben istedim vermedi,
Niman malın gıymatlı.

Çaya indim taş buldum,
Yüzüğüme kaş buldum,
Neredeydin la sürgün,
Yanıma yoldaş buldum.

Tavanlarda tencere,
El vurmadım incire,
Gavur babam duymasın,
Çeker beni zencire.

Suya bulgur ezerim,
Hem ezer hem süzerim,
Ben yarımın derdinden,
Deli olmuş gezerim.

Çaya inesim geldi,
Şeker yiyesim geldi,
Ala gözlü ablamı,
Gene göresim geldi.

İnce yazma düreyim,
Aç koynunu gireyim,
Uyan uyan sar beni,
Yar olduğunu bileyim.

Armut dalda bir iki,
Saydım baktım on iki,
On ikinin içinde,
Gök yazmalı benimki.

Anne demeye geldim,
Kaymak yemeye geldim,
Meramım kaymak değil,
Yâri görmeye geldim.

A benim bahtiyarım,
Gönülde tahtı yârim,
Yüzünde göz izi var,
Sana kim baktı yârim.

Akşamlar olmasaydı,
Badeler dolmasaydı,
Yâr koynuna girince,
Hiç sabah olmasaydı.

Dolaba koydum fincan,
İçine koydum mercan,
Kaynanamın adını,
Koydum kuyruklu sıçan.

Havuz başı mermeri,
Men almanam berberi,
Tıraş eder kelleri,
Pis pis kokar elleri.

İki gemi yanyana,
Men istemem kaynana,
Olursa baldız olsun,
O defolur bir yana.

Kar yağar lapa lapa,
Bizim evin damına,
Kız seni alacağım,
Ananın inadına.

Kaynanalar yılandır,
Her sözleri yalandır,
Gelinler mor çiçektir,
Her sözleri gerçektir.

Maydanoz ot değil mi,
Yaprağı dört değil mi,
Men sennen ayrılmışam,
Bu mene dert değil mi.

Mektup yazdım karadan,
Dağlar çıksın aradan,
İkimizi kavuştur,
Yeri göğü yaradan.

Sabahın ilk ezanı,
Çağır mektup yazanı,
İlahi sen kavuştur,
Hasret ile gezeni.

Evimizin onu harman,
Harmanda okunur ferman,
Benim bu derdime,
Bulunmaz derman.

Anadolu uşağı,
Köşük bağlar kuşağı,
Onu bunu dinlemez,
Çeker vurur bıçağı.

Elma attım nar geldi,
Dar sokaktan yar geldi,
Eğil biyol öpeyim,
Al yanaktan kan geldi.

Ayakkabı giyerim,
Üstü beyaz olursa,
Kaynanamı severim,
Oğlu güzel olursa.

İp attım ucu kaldı,
Ocakta saçı kaldı,
Ben büyüttüm el aldı,
Yürekte acı kaldı.

Mendil serdim bir taşa,
Neler geldi bu başa,
Öptüm bir kız yanağı,
Dedi bana çok yaşa.

Titretin ışıkları,
Çalıver kaşıkları,
Yürü tirenim yürü,
Kavuştur âşıkları.

Başındaki papağıdır,
Dünya yeşil yapraktır,
Gel sarılağ sevdiğim,
Ağır evvel topraktır.

Kalenin dibi çarşı,
Dükkanlar karşı karşı,
Sen oradan çık ben buradan,
Dosta düşmana karşı.

Tandır yaptım terledim,
Çıktım seyran eyledim,
Dediler yarin gelir,
Koçu kurban eyledim.

Bacada yar yatıyor,
Yanına taş batıyor.
Uymuş eller sözüne,
Benden ayrı yatıyor.

Nehir olup akayım,
Ateş olup yakayım,
Aç yüzünü sevdiğim,
Doya doya bakayım.

Gül ektim, gül bitirdim.
Dalında bülbül öttürdüm,
Eller yaylaya çıkarken,
Ben gülümü yitirdim .

Deniz dibi minare,
Dalga vurdu kenare,
Yeni zaman kızları,
Şimdi olmuş avare.

İnsanoğlu gariptir,
hiç bi sözü kaldırmaz.
Eşşek dersin kızar,
bin sırtına aldırmaz.

Ulu Camii direk ister,
Söylemeye yürek ister,
Benim karnım toktur emme,
Arkadaşım börek ister.

Ağam derim naçarım,
İnci mercan saçarım,
Dünya deniz olunca,
Ben kuş olup kaçarım.

Adilem sen naçarsın,
İnci mercan saçarsın,
Dünya deniz olanda,
Gönlüm nere kaçarsın.

Kuşlardan bir kuş gördüm,
Var başında ayağı,
Üstad manici isen,
Aç maniden ayağı.

Dağ bana,
Bahçe sana bağ bana,
Değme zincir kâr etmez,
Zülfin teli bağ bana.

Aldım aşkın tüfeğin,
Vurdum bir kaç karaca,
Dünyada bir yâr sevdim,
Kaşı gözü karaca.

Kahve Yemen’den gelir,
Bülbül çimenden gelir,
Ak topuk beyaz gerdan,
Her gün hamamdan gelir.

Hıçkırık tuttu beni,
Tuttu kuruttu beni,
Elin oğlu değil mi,
Gitti unuttu beni.

Dağlarda gezer oldum,
Okuyup yazar oldum,
Ben bir güzel uğruna,
Kuruyup gazel oldum.

Bağlarında üzüm var,
Mor şalvarda gözüm var,
Kaçma yârim uzağa,
Sana bir çift sözüm var.

samanlık dolu saman
uyan nişanlım uyan
eller düğün yapıyor
bizim düğün ne zaman

denize dalacağım
deniz kızı olacağım
bırak beni anne
aşkımı kurtaracağım.

kara koyun etli olur
kavurması tatlı olur
oğlan büyük kız küçük
sarılması tatlı olur!

serçe gibi uçmuşum
gönülden vurulmuşum
yarim senin aşkından
yağmura tutulmuşum

deniz kumsuz olur mu
balık susuz durur mu
çeşme çocukları
manitasız durur mu

Elmayı yüke koydum
Ağzını dike koydum
Şu ellerin içinde
Boyunumu büke koydum

ayna attım tarlaya
parıl parıl parlaya
nerde yiğit varsa
gelsin bizim tarlaya

ayna attım çayıra
güneş vurdu bayıra
bizi kimse ayıramaz
ancak ölüm ayıra:))

fasulyeyi kaynattım
toprak tenceresinde
ben yarimle buluştum
mutfak penceresinde

kale kaleye bakar
kaleden bir su akar
delikanlı dururken
sakallıya kim bakar

kaynanam ölmüş yazık
dünyaya dikmişti kazık
sevgili yarim ağlıyor
kara toprağa yazık

yarim yarim bakbana
gidelim başkana
evlenelim gelelim
tekrar ocak başına

Elma attım denize
Dönüyor yüze yüze
Bizim köyün kızları
1 milyon 5 yüze

ağlamadan gülemem
kötü söz söyleyemem
gözüm gayet açıktır
ben dalgaya gelemem

Demir kapı açılmaz
Maydonozdan geçilmez
Ben memur kızıyım
Benim paham biçilmez...

özlem köpekleri salıver
bizim eve geliver
ben yarimi özledim
komser bey buluver

hoca ezan okuyor
çorapları kokuyor
benim sevdiğim kız
koşuyolunda okuyor

besledim kafeste
Un eledim elekte
Benim sevdiğim kız
Okuyor sağlık meslekte

 
   
 
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Sigaraya  Hayir



IP adresi

Bilgileriniz sistemimize kaydedilmektedir.

|| C ¤ ||ÖZKAN CENGİZ ||C ¤ ||SEVDAMIZ ISPARTA İLİ YALVAÇ İLÇESİ TIRTAR KÖYÜ ||C ¤ || http://www.tirtar.tr.gg || C ¤ || Ziyaret ETTİGİNİZ İÇİN TEŞEKÜREDERİM. || C ¤ ||

||C ¤||Aşağı TIRTAR KÖYÜ VE Yukarı TIRTAR KÖYÜ WEB SİTESİ SAYGILAR VE SEVGİLER TÜM HEMŞERİLERİME ||C ¤ ||